Tüm yazılar

Sigara molası: iş yerinde kalan son meşru mola

Kimse çay için toplantıdan kalkamıyor, sigara için kalkabiliyor. Molanın gerçek bedeli, içmeyenlerin kaçırdığı şey ve aynı molayı sigarasız kurmanın yolu.

Yayımlandı Güncellendi Puff Counter Team 4 dk okuma

  • sigara
  • iş hayatı

Kısa cevap

Sigara molası, iş yerinde açıklama gerektirmeyen tek moladır. İçmeyen biri aynı beş dakika için kalkarsa kaytarmış sayılır. Molanın değeri nikotinde değil, molanın kendisinde: hava, hareket, ekran dışı bir konuşma. Bu üçünü sigarasız kuran herkes molayı korur, bağımlılığı bırakır.

Toplantının ortasında biri “beş dakika sigara” diyor ve herkes kalkıyor. Kimse itiraz etmiyor.

Şimdi aynı toplantıda birinin “beş dakika dışarı çıkıp hava alacağım” dediğini hayal et.

Aradaki fark, sigaranın kendisinde değil. İzin gerektirmeyen tek mola olmasında.

Türkiye’de mola, sigarayla birlikte icat edildi

2009 yazında kapalı alan yasağı lokanta ve kafeleri de kapsayacak şekilde genişledi. Sigara ofisten çıktı, kapının önüne indi.

Beklenmedik bir şey oldu: mola bitmedi, taşındı. Hatta güçlendi. Masanın başındaki sigara sosyal değildi; kapı önündeki sigara sosyal.

Bugün pek çok iş yerinde şirketin gerçek iletişim merkezi ne toplantı odası ne de mesajlaşma uygulaması. Binanın giriş kapısının üç metre solu.

Molanın saatini işin ritmi belirlemiyor

Sabah on, öğleden sonra iki, dörtte bir tane daha. Bunu iş temposunun belirlediğini düşünüyorsun.

Nikotinin kandaki yarılanma ömrü yaklaşık iki saat. Seviye düştükçe huzursuzluk başlıyor: dikkat dağılıyor, sabır azalıyor, “biraz hava alayım” diyorsun.

Yani gün içindeki molalarını sen planlamıyorsun. Kan seviyesi planlıyor. Fark etmemenin sebebi, bu planın gerçekten iyi bir plana benzemesi: gerçekten yorulduğun saatlere denk geliyor, çünkü ikisi de aynı iki saatlik döngüde.

Kimsenin toplamadığı hesap

Beş dakikalık bir şey büyük görünmüyor. Toplamı büyük.

Günde on mola, mola başına yedi dakika (merdiven, asansör, yürüyüş, sohbet dahil) — günde yetmiş dakika.

Yılda iki yüz yirmi iş günü üzerinden: iki yüz elli saatin üzerinde. Sekiz saatlik günlerle hesaplarsan yılda altı iş haftası.

Bu hesabın amacı seni suçlamak değil. Amacı şu: eğer o iki yüz elli saat gerçekten sana lazımsa, onu kaybetmeden ayakta tutmanın bir yolu var.

Molanın işe yarayan kısmı sigara değil

Sigara molasında dört şey oluyor:

  1. Ekrandan kalkıyorsun. Gözün on metreden uzağa bakıyor.
  2. Hareket ediyorsun. Merdiven, koridor, kapı.
  3. Hava değişiyor. İçerideki durgun ofis havası değil.
  4. İşin dışında konuşuyorsun. Hiyerarşisi düşük, gündemi olmayan bir sohbet.

Beşinci maddeye dikkat et: nikotin bu listede yok. Nikotinin yaptığı tek şey, iki saatte bir biriken yoksunluğu ortadan kaldırmak — yani kendi ürettiği rahatsızlığı gidermek.

Molanın seni iyi hissettiren kısmı, molanın kendisi.

İçmeyenlerin kaçırdığı şey gerçek

Bunu görmezden gelmek olmaz. Bir işin nasıl yürüdüğü, hangi kararın nerede alındığı, kimin neye kızdığı çoğu zaman toplantı tutanağında olmaz. Kapı önünde konuşulur.

İçmeyen biri bu bilgiyi sistematik olarak kaçırır. Bu, kişisel bir sorun değil, iş yerinin çözmesi gereken bir eşitlik sorunudur.

Çözümü de basit: molayı sigaradan ayırmak. Bazı ekipler bunu “hava molası” olarak kuruyor — aynı saatte, aynı kapıda, sigarasız. İlk hafta tuhaf, ikinci hafta normal.

Bıraktıktan sonra molayı nasıl koruyorsun?

Bırakanların iş yerinde en çok zorlandığı şey nikotin değil. Aniden hiçbir sebebi kalmamış olmak.

İşe yarayanlar:

  • Aynı saatte, aynı kapıya çık. Ritüeli koru, maddeyi çıkar. Beynin öğrendiği şey saat ve mekân; ikisi durursa boşluk çok daha küçük olur.
  • Bir arkadaşını al. “Sigaraya çıkıyorum” yerine “beş dakika iner misin”. Yanına içmeyen birini almak da işe yarar.
  • Ellerine bir şey ver. Kahve, su şişesi, anahtarlık. Bu klişe değil; mola sırasında en çok eksikliği hissedilen şey gerçekten ellerin ne yaptığı.
  • Süreyi kısaltma. Beş dakikayı üç dakikaya indirirsen mola ödül olmaktan çıkar ve geri dönme ihtimalin artar.
  • İlk iki hafta sigara içen gruptan uzak dur ama insanlardan uzak durma. Bu ikisini karıştırmak, bırakanları yalnızlaştıran en yaygın hata.

Uzaktan çalışma molayı iyileştirmedi, yok etti

Evden çalışmaya geçen çok kişi şunu fark etti: sigara azalmadı, mola azaldı.

Ofisteki mola en azından bir yürüyüş içeriyordu — asansör, koridor, kapı, birkaç dakika ayakta durmak. Evde o mesafe yok. Cihaz masanın üstünde, sigara balkon kapısının dibinde.

Sonuç, molanın işe yarayan bütün parçalarının silinmesi ve sadece nikotinin kalması. Ekran değişmiyor, oturuş değişmiyor, konuşma hiç olmuyor.

Evden çalışıyorsan yapılacak şey molayı geri kurmak: iki saatte bir, beş dakika, ayakta ve ekransız. Bunu yapan çok kişi, sigara sayısının kendiliğinden düştüğünü söylüyor — çünkü aradığı şey zaten sigara değildi.

Bir de “ben sadece işteyken içiyorum” var

Çok yaygın bir cümle ve genelde doğru. Hafta sonu neredeyse hiç içmeyip hafta içi günde on beş tane içen çok insan var.

Bunun anlamı iyi haber: bağımlılığının büyük kısmı kimyasal değil, bağlamsal. Yani belirli bir saate, mekâna ve kişilere bağlı. Bağlamsal alışkanlıklar, kimyasal olanlardan daha hızlı çözülüyor — çünkü tek bir şeyi değiştirmen yetiyor: o bağlamda ne yaptığını.

Bugün iki dakika

Bugün hiçbir molayı iptal etme. Sadece şunu yap: her molaya çıkarken saatini not et.

Akşam listeye bak. Molalar iş temponla mı hizalı, yoksa iki saatlik düzenli aralıklarla mı geliyor? Cevabı gördüğünde molanın kime ait olduğunu da göreceksin.

Puff Counter bu notu senin yerine tutuyor: her sigarayı tek dokunuşta kaydediyor, gün içindeki saat dağılımını çıkarıyor ve haftalık limitini gerçek ortalamana göre kuruyor — böylece azaltmaya en otomatik molalardan başlayabiliyorsun.

Molayı bırakma. Molayı kim çağırıyor, onu değiştir.

Bu yazıyı kapı önünde her gün buluştuğun o ekip arkadaşına gönder. Muhtemelen ikiniz de aynı şeyi düşünüyorsunuz ve ilk söyleyen olmak istemiyorsunuz.

Sık sorulan sorular

Sigara molası günde ne kadar zaman alıyor?

Günde on mola ve mola başına yedi dakika, kaba bir hesapla günde yetmiş dakika eder. Yılda iki yüz yirmi iş günü üzerinden bu, iki yüz elli saatin üzerinde bir toplam demek; yani yaklaşık altı iş haftası. Kimse bu süreyi tek tek fark etmiyor çünkü beşer dakikaya bölünmüş durumda.

Sigarayı bırakırsam iş yerindeki sosyalliğimi kaybeder miyim?

Molayı bırakırsan kaybedersin, sigarayı bırakırsan kaybetmezsin. Aynı saatte aynı kapıya çıkmaya devam edebilirsin; ilk günler tuhaf gelir, birkaç hafta sonra kimse fark etmez. Kaybedilen şey genelde sigara değil, o beş dakikalık ekran dışı konuşma alışkanlığıdır.

Molanın saatini ne belirliyor?

İş değil, kan kimyası. Nikotinin kandaki yarılanma ömrü yaklaşık iki saat; seviye düştükçe huzursuzluk başlıyor ve o huzursuzluk mola ihtiyacı gibi hissediliyor. Yani gün içindeki temponu yönetiyor sandığın şey, aslında seni yönetiyor.

İçmeyenler bu molada ne kaçırıyor?

Enformel bilgiyi. Bir işin gerçekte nasıl yürüdüğü, kimin kime ne dediği, hangi kararın nerede alındığı çoğu zaman toplantıda değil kapı önünde konuşuluyor. Bu, iş yerlerinin çözmesi gereken bir eşitlik sorunu; içmeyene aynı molayı normalleştirmek en basit çözümü.